|
Yazan: Christine Naumann-Villemin
Resimleyen: Marianne Barcilon
Kara bir kâbus günlerdir Nina’yı rahat bırakmıyor: “Demek kardeşin olacak, öyle mi ufaklık? Annen ona ninniler söyleyecek, onu kucağında tutacak, okşayıp öpecek! Bu arada seninle kim ilgilenecek?” Gün (...)
|
|
Yazan: Christine Naumann-Villemin
Resimleyen: Marianne Barcilon
Nina ne istediğini çok iyi bilen bir çocuk. İstediği şey ise emziği. Bugün, yarın ve her zaman! Ta ki emziğe gerçekten ihtiyacı olan birine rastlayıncaya kadar...
Emzik bağımlılığı ile ilgili eğlenceli bir (...) |
|
Yazan: Christine Naumann-Villemin
Resimleyen: Marianne Barcilon
Buket hayatından hiç memnun değil. Oynamaya tiril tiril prenses giysileriyle gitmek istiyor. Oysa annesi, kar yağdığı bahanesiyle buna izin vermiyor. Neyse ki Buket, sıcak giysilerin de çok kullanışlı (...)
|
|
Yazan: Christine Naumann-Villemin
Resimleyen: Marianne Barcilon
Şirin bugün yuvaya başlıyor. Kendini hiç ama hiç güvende hissetmiyor. Annesini ve babasını, yuvaya kendisiyle birlikte gelmeleri için ikna ediyor. Ama kısa sürede görüyor ki, aslında yuva çok eğlenceli (...)
|
|
Yazan: Martin Waddell
Resimleyen: Barbara Firth
Küçük Ayı bir türlü uyuyamıyor.
Karanlıktan korkuyor! Büyük Ayı ona önce minnacık, sonra daha büyük ve en sonunda kocaman bir fener getiriyor ama dünyanın tüm fenerleri bile mağaranın dışındaki geceyi (...) |
|
Yazan: Martin Waddell
Resimleyen: Barbara Firth
Küçük Ayı oynamak istiyor ama Büyük Ayı’nın çok işi var.
Küçük Ayı biraz onun işlerine katılıyor, biraz da kendi kendine oynuyor. Ama günün en sevdiği ve sabırsızlıkla beklediği zamanı, Büyük Ayı ile oynadığı (...) |
|
Yazan: Martin Waddell
Resimleyen: Barbara Firth
Küçük Ayı ile Büyük Ayı ormanda bir gezinti yaptıktan sonra eve dönüş yolunu tutuyorlar.
Küçük Ayı atlayıp zıplıyor, karda kayıyor ve çok eğleniyor. Ama orman tuhaf seslerle dolu! Patırtılar, çatırtılar, (...) |
|
Yazan: Martin Waddell
Resimleyen: Barbara Firth
Bir zamanlar iki ayı varmış: Büyük Ayı ve Küçük Ayı. Bir gün, Küçük Ayı’nın canı ormanda keşfe çıkmak istemiş. “Gel, Büyük Ayı!” demiş.
Kayalıkları, ağaçları, dereyi kendi başına keşfetmenin coşkusunu yaşayan (...) |
|
Yazan: Martin Waddell
Resimleyen: Patrick Benson
Kapkaranlık ormanda, bir ağacın dalında üç yavru baykuş, Sedef, Bulut ve Can, oturmuş düşünüyorlar.
Tüm baykuşlar çok düşünürler - özellikle de gecenin karanlığında yalnızken ve annelerinin dönmesini beklerken (...) |
|
Yazan: Jeanne Willis
Resimleyen: Tony Ross
Minik Metin, dünyanın en küçük faresiymiş.Annesi onu el bebek gül bebek büyütür, hep başına bir şey gelmesinden korkarmış.En sonunda, Metin’i çepeçevre pamuğa sarıp evin dışında oynamasına izin verdiğinde, (...)
|
|
Yazan: Sara Şahinkanat
Resimleyen: Ayşe İnan Alican
Yavru kurt sarıldı annesinin boynuna.
Dedi, “Anne, ben artık büyüdüm. Gideceğim tek başıma ormana. Biraz dolaşıp hava almaya.” Annesi sevgiyle baktı yavrusuna. Dedi, “Hele otur da biraz şuraya Önce (...) |